Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Kıyamet günü öyle dehşetlidir ki, hâmile kadınlar korkudan çocuklarını düşürecektir. O gün gökler parçalanacak, yıldızlar dağılacak, yeryüzü ve dağlar parça parça olacak ve yok olacaktır. Bir insan, o güne nasıl hazırlanmaz? Önümüzde beş büyük imtihan vardır:
1- Son nefes: Nice âlimler son nefeste imansız gittiler. Süfyan-ı Sevrî hazretleri, üç hocası imansız gittiği için üzüntüden genç yaşta kamburlaşmıştı. Peygamber efendimiz, (Son sözü “La ilahe illallah, Muhammedün Resulullah” olan Cennete girer) buyuruyor. Bunu söylemeyip, (Para) derse, yani para için dinini terk etmişse veya (Aman doktor, kurtar!) derse, yani şifayı doktordan bilirse, Cehenneme gider. Şefaatlerin, müjdelerin hepsi, son nefeste imanla ölenler içindir.

2- Kabir suali ve azabı: Sual meleklerine cevap olarak, kabir suallerini ve cevaplarını öğrenmelidir. Hadis-i şerifte, (Kabir, Cennet bahçesi veya Cehennem çukurudur) buyuruldu. Kabir azabı, ruha ve cesede birlikte olacaktır.

3- Mahşer azabı: Mahşer günü, Güneş bir mızrak boyu alçalır. Dümdüz bir çölde herkes günahı nispetinde sıkıntı çekerek hesabının görülmesini bekler. O sıkıntılı günde, bir grup insan uçarak gelip, Arş'ın altında gölgelenir. Bunlar, ümmet-i Muhammed'den olup dünyadayken, sırf Allah için birbirlerini seven Müslümanlardır.

Mahşerin süresi, elli bin âhiret senesidir. Âhiretin tek bir günü, dünyanın bin senesidir. Mevlânâ Hâlid-i Bağdadî hazretleri, (Bu yolun büyüklerini tanıyıp onların yolunda gidenler için mahşerin süresi, Arş'ın gölgesi altında, serin suların başında, iki rekât namaz kılacak kadar olacaktır) buyuruyor. Bu müjdeye kavuşmak için, büyükleri Allah için çok sevip, bu yolda gücümüz nispetinde, çok hizmet etmeliyiz.

4- Terazi: Sevablar ve günahların tartıldığı terazide, oraya kul hakkıyla gelenlerin iflas edecekleri, sevablarının hak sahiplerine verileceği, onlar da yetmezse hak sahiplerinin günahlarının onlara yükletileceği ve Cehenneme atılacakları, hadis-i şerifle bildirilmiştir.

5- Sırat köprüsü: Resulullah efendimiz, (Âhirette Sırat köprüsünde her Müslümana, iman, namaz, oruç, hac, zekât, gusül ve kul hakkından olmak üzere, yedi sual sorulur. Bunlara cevap veren, Cennete gider) buyuruyor. Cevap veremeyenlerin hâli felakettir. Nitekim Kur'an-ı kerimde mealen, (Siz hemen kolayca Cennete gireceğinizi mi zannediyorsunuz?) buyuruluyor.